Uyanmak zor, bölmedikçe kurtuluş, Çıkışı yol üzeri, gözün kapalı yıpranış, Yıprandığını bir tek senin kıvranış, Ağladığını kendin görmen, yıkılış.
Onlar, da anlamazlar, Bir da yüklemezler, düşünürler, O düşünürler.
"Keşke konuşmasaydım" dersin, buymuş ilk dersin, Zor iş, gelsin.
Elin kalır, tutmadıklarında, yaşta kalır, anlamadıklarında, Sesin titrer konuşmaya ardarda.
Oysa kim istemez ki, her gün ilkbahar yazmak, izleyip kırmızı gülü. Akan saatler, beraberinde ömrü, Kalan sağlar senindir, ölü.
Ben gayet iyi de anlıyorum, gayet. Ardımda bıraktığım o yollar, gayet net, bir nefis, bir nefes, Bir özgür, bir kodes, bir hapis, bir kafes. Yaşa pes! Kolaysa...
Zor çıkar içinden, açılmamış ne kutu varsa, Yalan dağılır içinden, açılmış ne ağız varsa, yavrusu gibi dağılır, bildiğin ne kadar iyi varsa.
İlk başta kanar gibi kandım, Sözlerine inandım herkesin kalpten, içten. Bu uykumdan zaman aldı, Uyandım, başladı aniden, aniden.
öğretmenim oldu, gerçek zor okuldu. Kaçtım dersten, derslerden, isterdim birden, Bir kötü cidden, aniden. Sahiden.
Bendeki buz söndürüyor ateşleri, çalıştığım kısa çıralar nemli, Karaya oturmuş geminin kabaca, Ruh halim, kafa tutan bir atmaca.
Bu hayat bolca bulmaca, Bildiğin, olur; bilemediğinde karmaşa, Dallanıp de var, ve bir de solmaca, Nefesten de var, içinde koşmaca.
Güzel bir buldum, kendimi onunla öldürdüm, bir diğer şarkı duyup, hayata onunla geri de döndüm, Sonra şarkılarla doğdum, onlarla soldum, Ben Yunus'u buldum, hayatta kaybettim.
Gönlümün cennetine koyduklarım ve yaktıklarım. Ne şey anlatıyor, gözlerine baktıklarım, Çok anlatıyor, gözümden akıttıklarım, ıslatanlarım. İlk başta suya gibi kandım, inandım herkesin kalpten, çok içten. Bu uykumdan uyanmam aldı, Uyandım, başladı aniden, aniden. Yıllar oldu, gerçek zor okuldu. Kaçtım dersten, derslerden, uyanmak birden, Bir kötü cidden, aniden. Sahiden.